Bakanlığımız, Anayasanın 42 nci maddesinde yer alan hüküm gereğince tüm bireylere eşit eğitim öğretim hakkı sunmakla yükümlüdür. 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununda genel amaç olarak "Türk Milletinin bütün fertlerini, beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek" hükmü bulunmaktadır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Bakanlığımız görevleri arasında; okul öncesi eğitimden başlayarak örgün ve yaygın eğitimin tüm kademelerinde bütün bireylerin eğitimlerine yönelik hizmetleri yürütmek, özel ilgi gerektiren grupların eğitime katılımını sağlamak ve öğrencilerin her yönden gelişimini desteklemek yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin hükümlerine göre, devletler şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaları yürütmeyi ve vatandaşlarına şiddetten arınmış bir yaşam sağlamak için gerekli her türlü tedbiri almayı taahhüt etmektedir. Şiddet türleri olarak yapılandırılan fiziksel, cinsel, duygusal/psikolojik, ekonomik, siber/dijital şiddet bireylerin gelişimlerini olumsuz etkilemekte olup özellikle küresel bir problem olarak yer alan şiddete tanık olma ya da şiddet mağduru olma eksenindeki travmatik ve zorlayıcı yaşam öyküsünün, bir diğerine şiddet uygulama riskini artırdığı görülmektedir. Yaşamın erken dönemlerindeki travmatik yaşantılar, yaşanan şiddetin türüne göre çeşitli şekillerde farklı grupları etkileyebilmektedir. Bu doğrultuda şiddet aktarımının önlenmesi ve özellikle olumsuz yaşantıların oluşmasını engellemeye yönelik gelişimsel önleyici yaklaşımın esas alınması önem arz etmektedir. Bakanlığımız her türlü şiddete yönelik önleyici ve koruyucu çalışmalar kapsamında eğitime erişim ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, bireylerin sosyal hayata katılımlarının ve bilgi/becerilerinin artırılması ve bireyin her yönden desteklenmesine ilişkin çalışmalar yapmaktadır. Bu hassas ve ciddi konuda sorumluluklarını yerine getirmek noktasında merkez ve taşra birimleri şiddetin önlenmesi ve şiddet mağdurlarının korunmasında ilgili tüm mevzuatın gözetilerek söz konusu faaliyetlerin etkili ve süratli biçimde yürütülmesini esas almaktadır. Söz konusu hassasiyetlere yönelik temalar Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde bulunmaktadır. Bu itibarla savaş, göç, deprem, salgın hastalık gibi afet ve acil durumlarla mücadele dönemleri de dâhil olmak üzere şiddetin önlenmesi ve mağdurun korunması için sunulan hizmetlerin devamlılığı esas alınarak bahsi geçen hususlar doğrultusunda aşağıdaki esaslara riayet edilmesi gerekmektedi